10 Ocak gönül rahatlığı ile kutlanamıyor

Basın kanunu için yürütülen mücadele sonucu 1961’de gazeteciler için ‘bayram’ ilân edilen, 1971’de ise ‘Çalışan Gazeteciler Günü’ olan 10 Ocak uzun süredir gönül rahatlığıyla kutlanamıyor. Gazetecilerin yüzde 30’unun işsiz, düşük ücretlerle çalışanlarınsa güvencesiz olduğu; 141 meslektaşımızın tutuklu bulunduğu, haberlere-yorumlara yüzlerce davanın açıldığı bir dönemde bayram kutlamayı uygun bulmuyoruz. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün yayınladığı 10…

Sözcü’de sendikasızlaştırma: 
Ülkeye demokrasi kendine otokrasi!

Sözcü gazetesi yöneticileri, çalışanların sendikalı olma hakkını gasp ediyor. Gazeteciler Sendikası’na üye olan Sözcü çalışanlarına sendikadan istifa etmeleri için üç gündür yoğun bir baskı uygulanıyor. Sözcü yöneticileri, gazetecileri tek tek çağırarak Sendika’dan istifa etmeyenleri işten atmakla tehdit ediyor. Anayasayı tanımayan, çalışanların sendika hakkını kabul etmeyen, gazetecilere yönelik saldırgan bir tutum içinde olan Sözcü gazetesi yöneticileri,…

2019 değişimin yılı olacak

Türkiye cezaevlerindeki 142 gazeteci 2019 yılına özgürlüklerinden mahrum giriyor. Dünya basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 157. sıradayız. 2018 yılını bitirirken geriye dönüp baktığımızda iyi bir yıl geçirdiğimizi söylemek mümkün değil. 2018’de rejim değişikliğinin yanı sıra, toplumun tüm kesimlerine yönelik baskılar artarak devam etti. Gazeteciler açısından ise tablo geçmiş yıllardan daha karaydı. Gazetecilere onlarca yıl…

Linç operasyonunu kınıyoruz

Asgari ücret tespit komisyonu toplantısı öncesinde gazetecilerle bir araya gelen Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın, asgari ücretin yükseltilmesi talebi çarpıtılarak bir linç operasyonuna dönüşmüştür. Bu linç operasyonunu reddediyor ve kınıyoruz. Türkiye’de son aylarda ekonomik sıkıntılar tavan yapmıştır. Milyonlarca çalışan açlık sınırının altında yaşam mücadelesi vermektedir. Tam da böyle bir dönemde Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantıları…

Yayın yasaklarını kabul etmiyoruz

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yapımı devam eden yol inşaatında yaşanan iş cinayeti hepimizi derinden üzmüştür. Son yıllarda artış gösteren iş cinayetleri güvencesiz çalışmanın sonuçlarından biridir. Böylesi üzücü bir olayın hemen arkasından daha işçiler enkazın altından çıkarılmamışken yayın yasağı getirilmesi, hele de bunun gazetecilik mesleğinin aşağılanarak yapılmasını reddediyoruz. Hakimlerin, savcıların görevi gazeteciye nasıl haber yapacağını öğretmek değil…

AA’da haklar gasp edilirken Medya-İş seyrediyor

Kamu kuruluşu olan Anadolu Ajansı’nda (AA) gazetecilerin haklarını geriye götürecek dayatmalar yapılıyor. Kıdemli çalışanları işten çıkartarak düşük ücretle ve taşeron şirkette işe geri almayı teklif eden AA yönetimi, çalışanlar ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) uzun yıllar süren mücadelelerle kazandığı hakları yok etmek istiyor. AA çalışanları kazanımlarını bırakarak, daha düşük maaşlarla taşerona geçmeye zorlanırken, TGS’ye yönelik…

Sansür kaldırılmadı gazetecilik hedefte

Bugün 24 Temmuz, yani sansürün kaldırılışının 110. yıl dönümü. 1908’de II. Meşrutiyetin ilân edildiği günün gecesinde gazeteciler sansür memurlarını “Basın hürdür, sansür yasaktır” diyerek geri çevirmişti. Sansür, işte böyle fiilen kaldırılmıştı. Sansürün kaldırılmasını bir süre bayram olarak kutlayan meslektaşlarımız, 12 Mart 1971 darbesiyle matbuat üzerindeki baskı artınca ‘bayram’ sözcüğünü kullanmamaya başladı. Şimdi soruyoruz: Türkiye’de sansür…

TGS 66 yaşında: Gazeteciler ve gazetecilik kazanacak

10 Temmuz 1952’de gazetecilerin ekonomik ve sosyal haklarını ilerletmek için kurulan Türkiye Gazeteciler Sendikası, günümüzde ağır saldırı altında olan gazetecilik için de mücadeleye devam ediyor. 1961 yılında 212 sayılı kanunun mimarı, 70’li yıllarda gazetecilerin toplusözleşmeli çalışabilmesinin öncüsü, 80’lerde demokrasi mücadelesinin neferi, 90’lı yıllarda patron saldırılarına karşı gazetecilerin koruma kalkanı, 2000’li yıllarda tutuklu gazeteciler ve basın…

Özgür bir medya için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz

Türkiye halkı 24 Haziran’da sandık başına gidip vatandaşlık görevini yerine getirdi. Kamuoyu farklı kaynaklardan özgürce bilgilenemediği için seçim sürecinin demokratik ve adil olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak seçim sonuçları meşrudur ve herkesin saygı göstermesi gerekir. Önümüzdeki süreçte, seçim döneminde artan kutuplaşmanın ve yaygınlaşan ötekileştirici dilin son bulması en büyük temennimizdir. Sürmekte olan anti-demokratik ‘Olağanüstü Hâl’…

Özgürlüğümüzü kazandığımız 3 Mayıslara…

Birleşmiş Milletler’in daha özgür ve bağımsız bir basın için 1993 yılında ilan ettiği 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü günü bugün ülkemizde her zamankinden daha kritik bir süreçte kutlanıyor. Gazetecilere ve medyaya yönelik baskılar her geçen gün artarken bugünkü tablo basın özgürlüğünde Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar geri gittiğimizi gösteriyor. Hükümetin medyaya yönelik baskıları son dönemde…

Gazetecinin yeri neresi?

Emekçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs için hazırlıklar tüm yurtta sürüyor. AK Parti hükümetinin 1 Mayıs’ı ‘Emek ve Dayanışma Günü’ olarak isimlendirip resmî tatil ilân etmesinin üzerinden 10 yıl geçti. Tüm dünyada ‘Birlik, Mücadele ve Dayanışma’ günü olarak kutlanan 1 Mayıs AK Parti’nin eline gelince “Birlik ve Mücadele” ifadeleri çıkartıldı. ‘İşçilerin birlikte mücadele…

Tek sesli seçim ortamına karşı teyakkuzdayız

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, erken seçim çağrısı yapan Devlet Bahçeli ile görüşmesinin ardından 3 Kasım 2019’da yapılması gereken seçimin 24 Haziran 2018’e alındığı açıkladı. Baskın seçim kararı ile Türkiye demokrasisi bir yara daha aldı. İki aydan az bir zamanda adayların belirlenmesi ve imzaların toplanmasındaki zorluk, propoganda süresinin kısalığı, uyum yasalarının henüz çıkmamış olması, OHÂL koşulları gibi…

Özgürlükçü Demokrasi çalışanlarını serbest bırakın

Özgürlükçü Demokrasi gazetesine ve matbaasına kayyum atanmasıyla birlikte gözaltına alınan 20 matbaa çalışanının ardından 4 gazete çalışanı da tutuklandı. 7 gün önce gözaltına alınan gazete editörlerinden Mehmet Ali Çelebi, Reyhan Hacıoğlu ve Hicran Ürün ile gazete çalışanı Pınar Tarlak İstanbul 3. Sulh Ceza Hakimliği tarafından “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gazetenin çalışanlarından Nedim Demirkıran…

İşyeri Temsilcimiz Ülkütekin’in işe iadesini istiyoruz

50 yılı aşkın süredir örgütlü bulunduğumuz Cumhuriyet gazetesinin yoğun bir siyasi baskı altında olduğu hepinizin malûmu. Bu ablukayı dağıtmak için çalışanlar, okurlar, kitle örgütleri yoğun bir mücadele veriyoruz. Hatırlayacaksınız, binamıza ‘Bu işyerinde cesaret var’ pankartını astık. Polis kapıya dayandığında ‘Bedenimizi çiğnemeden giremezsiniz’ dedik. OHÂL şartları altında buradan Çağlayan Adliyesi’ne yürüdük. Silivri kapılarına dayandık. Cumhuriyet çalışanları…

Siyasi kararla 1 tahliye 6 müebbet

Cezaevindeki gazeteciler konusunda dün verilen iki ayrı karar Türkiye’de hukuk sisteminin kararları siyasi verdiğini kanıtladı. İlk önce 1 yıldır iddianamesi dahi hazırlanmadan özgürlüğünden mahrum bırakılan Alman gazeteci Die Welt muhabiri Deniz Yücel Başbakan’ın açıklamalarının ardından serbest bırakıldı, birkaç saat sonra ise Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak’ın da aralarında bulunduğu 6 gazeteciye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası…

Bir sıra neferi Nuh Köklü

17 Şubat 2015 günü öldürülen meslektaşımız, yoldaşımız, gazeteci dostumuz Nuh Köklü’nün ölümünün 3. yıl dönümü.. Acımız da öfkemiz de hala taze. Hayatı boyunca gazetecilikten başka bir şey yapmayan, güler yüzlü, düşmanı olmayan birisinin, hem de kar topu yüzünden öldürülmesi çürümüş vicdanların göstergesi. Bütün bir hayatı mücadele etmekle geçen Nuh Köklü, gazetecilerin güvenceli, sendikalı çalışma mücadelesinin…

Uğur Mumcu’yu 25.ölüm yıldönümünde andık

24 Ocak 1993 yılında evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu katledilen gazeteci Uğur Mumcu’yu Harbiye’de bulunan anıtının önünde andık. TGS Genel Merkez yöneticileri ve İstanbul Şubesi yöneticilerinin katıldığı anmada anıta karanfil bırakıldı. TGS İstanbul Şube Başkanı Ali Açar şu açıklamayı yaptı: Sevgili arkadaşlar değerli meslektaşlarımız bugün burada 24 Ocak 1993 yılında evinin önünde uğradığı bombalı…

Afrin paylaşımları nedeniyle gözaltına alınan gazeteciler serbest bırakılsın

Gazeteciler Sibel Hürtaş, Hayri Demir, İshak Karakaş ve Nurcan Baysal’ın sosyal medya paylaşımları nedeniyle gözaltına alınmasını kabul etmiyor, meslektaşlarımızın serbest bırakılmasını istiyoruz. Unutulmamalıdır ki basın yönetenlere değil, yönetilenlere hizmet etmek için vardır. Medyanın görevi hükümet politikalarının halkın çıkarına olup olmadığını denetlemektir. ‘Millî mutabakat’ cenderesiyle farklı görüşleri susturmaya çalışmak totaliter yönetimlerin taktiğidir. Gazeteci; başta barış, demokrasi…

Güzel günler gelmez bize, biz güzel günlere yürümedikçe *

#SendikaHaysiyettir 212 olarak bilinen kanun 10 Ocak 1961 günü yürürlüğe girdiğinde gazeteciler sevinç içindeydi. Ekonomik ve sosyal hakları güvence altına alınmış, kamusal görevlerini yapabilmeleri için uygun şartlar sağlanmıştı. Türkiye basını yaklaşık 30 yıl boyunca toplusözleşmeli ve 212’li düzende insanca yaşama ve çalışmanın tadını çıkardı. Ancak bu durumdan memnun olmayan açgözlü bir azınlık vardı. İnsan onuruna…

#CumhuriyetSusmaz, gazeteciler biat etmez

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve çalışanlarına yönelik davada mahkeme heyeti, sanıklardan 7’sinin tahliyesine, 5’inin ise tutukluluğunun devamına karar verdi. Baştan sona absürt, delilsiz, ciddiyetsiz bu iddianameyi geçerli kabul eden mahkeme heyeti, gazetecileri özgürlüklerinden alıkoymakta beis görmedi. Basın özgürlüğünün artık zerresinin dahi bulunmadığı ülkemizde verilen bu karar çarpık ve siyaset gölgesindeki hukuk uygulamalarının devamı niteliğindedir. Baştan itibaren…